Wednesday, September 18, 2013

c'mon let's twist again..

New York Fashion Week'e davetli değildim tabii ki :) Aa gitsene gitsene şakasını yapanlar oldu New York'tayım diye de yıllardır İstanbul'da kaç tane Fashion Week oldu gidememişiz buna nasıl gideyim acaba? En iyisi hep birlikte güldük bu şakaya :)

Moda haftası olduğu sürece bir kere Lincoln Center'ın önünden geçtim. Bir sürü insan vardı, ben de aralarına karıştım. Ama ne modelleri bir yerden gözüm ısırdı ne de insanların fotoğraf çekilmek için sıraya girdikleri ünlüleri. Ivana Sert yok, Hadise yok, Kıvanç Tatlıtuğ yok, e ne yapalım yoluma devam ettim ben de. Aa bir baktım ki karşımda PJ Clarke's.. Mad Men'de kutlama yaptıkları barlardan biriii... Hemen listeme ekledim. 1-2 gün sonra da Lincoln Square'de gördüğüme değil ama ilk açılan ve kutlamanın yapıldığı PJ Clarke's'a gittim. (3rd Avenue'daki)


1884 yılında açılmış burası. Ve hala hem içi hem dışı ilk günkü gibi. Jackie Kennedy çocuklarıyla cumartesi günleri öğle yemeğine gelirmiş. İlginizi çekerse diğer ünlü hikayeleri ve tarihçesi için web sitesine de bakabilirsiniz.
http://www.pjclarkes.com

PJ Clarke's, bar ve restoran olmak üzere 2 kısımdan oluşuyor. Bar kısmı özellikle hafta içi 5-7 saatleri arasında çok yoğun ama bu saatler henüz yemek için erken olduğundan restoranda kolayca yer bulabildik.


Biraz da karnımız acıkmıştı, tabii ki yine Foursquare'den ne yiyeceğimize baktık :) Burada da istiridye vardı ama biz kocaman bir onion strings, Cadillac Burger ve Baked Macaroni and Cheese yedik. Burger'in yanında olmadığı için patates de söylemiştik ama garson çok gelir, bitiremezsiniz dedi getirmedi :) Halbuki Türküz biz yeriz, getir deseydim keşke, kesin yerdim.. Cadillac Burger'e ismini Nat King Cole vermiş. Bu burgeeerrr, burgerlerin Cadillac'ı demiş ama ben daha iyilerini yedim. (Acun oldum şu an)


Uzun zamandır ilk kez yemeğin üzerine tatlı da yedim çünkü gerçekten çok keyifli bir ortamdı ve kalkmak istemedim. Çay olsa bir demli çay da ister yarım saat daha otururdum :)

Özellikle erkekler tuvaleti çok ilginçmiş Emre anlata anlata bitiremedi ama fotoğrafını çekemedi tabii ki :) Pisuvarlar bilmem neymiş, duvar alçakmış vs vs.. Gidip bakamadığımdan da anlayamadım, neyse.

Kalktıktan sonra bar kısmına da göz attık. 2 kişinin sığabileceği boş bir yer bulamadığımız için de biraz bakınıp çıktık. Yazılanlara göre burada çok efsane bir barmen varmış eskiden, Don Quinn. Şimdi başka bir yerde çalışıyormuş ama pek sevilirmiş.


Aa bir de Coyote Ugly diye inanılmaz kaliteli bir Hollywood filmi vardı, o filmde da barın üzerinde bir dans sahnesi.. (imdb puanı 5.4) Burada çekilmiş. Gereksiz bir bilgi belki ama, söylemeden geçemedim. Ben yine de Mad Men'deki sahnenin linkini koydum çünkü filmdeki mekanla PJ Clarke's uzaktan yakından benzemiyor ama Mad Men sahnesindeki müzik kutusu burada da var en azından. Kendimi tutamayıp Peggy'nin o komik ötesi twist sahnesine güleceğim yine izninizle hahaha :)
https://www.youtube.com/watch?v=EM6MxmaT6fo


1 comment: