100 yıllık bir deniz mahsülü restoranı burası. Çok ucuz olmasa da bizim alıştığımız beyaz örtülü, kocaman sandalyeli, kasıntı garsonlu balık restoranlarından değil. 3 bölümden oluşuyor; ikisi bar birisi de masaların olduğu restoran bölümleri. Özellikle bar kısmı bence gerçekten çok orjinal. U şeklinde bir masaya oturuyoruz yanyana. U'nun içinden bize servis yapıyorlar. Bu fotoğraflarda boş göründüğüne bakmayın, öğlen saatlerinde yer bulmanız imkansız. Bu fotoğraf 21.30'da çekildi. :)
Biz 2 gidişimizde de amacımıza ulaşamadık. Kalamar, karides yedik kalktık. Halbuki menüyü görseniz uhuuu. Zaten diğer masaların neler yediğine bakıp anlayacağız diye boyun fıtığı olduk. Menüdeki balıkların ne olduğunu anlayalım diye de elimizde devamlı telefon. Bir birimiz bakıyoruz bu ne balığı diye bir diğerimiz.
Aslında bir keresinde Küba'da kocaman bir kırmızı ıstakoz yeme girişimimiz olmuştu, yiyemeyip restorandan kaçmıştık da garson hu huu oda numaranızı söyleyin diye bizi otel boyunca kovalamıştı. Ben zaten restoranların girişindeki akvaryumda, bulanık sularda üstüste yüzden ıstakozları yeme fikrine bir türlü alışamadım. Yiyemiyorum. Kuzu kesilince bayramda kavurmaya limon sıkıp yiyorsun diyenlere o aynı şey değil diye de cevap veriyorum :)
Deniz mahsülü konusunda kendinizi bana biraz yakın hissettyseniz linkteki menüye bakmanızı öneririm.. Aa ne var canım şu balığı bunlar diyebildiyseniz ve tadı hakkında bana ipucu verebilecekseniz mail adresimi biliyorsunuz :)
http://www.oysterbarny.com
Neyse önümüzdeki 10 ay boyunca illa ki beyaz şarap istiridye denememiz olacak.. Adını öğrendiğim balık ve diğer deniz mahsüllerini de denerim deee.. Rakısız yenmiyor ki yahu bu meret.





Efsun kavurmaya da mı limon sıkıyorsun? :)
ReplyDeleteevet :)
Delete