Evler çok küçük ve tesisatları da eski olduğu için evlerde çamaşır makinesi yok. Şaka değil, yok. Yine filmlere gönderme yapacağım ama "Neden bunlar devamlı laundry denen yerlere gidiyorlar annneeee? Kendi makineleri yok muu?" diyorduk ya işte bu yüzden. Yokmuş evladım evet. Çamaşır makinesi yok yahu evimizde. Bütün apartman (apartman dediğime bakmayın 36 katlı her katta 8 daire var), bir elimizde içi kirli çamaşırlarımızın olduğu fileler bir elimizde deterjanlar, haydi kızlar ırmağa gidelim de yıkayalım şunları der gibi çamaşıra iniyoruz.
Yerler ve duvarlar beyazlı sarılı mermerlerle kaplı, deterjan kokan, vunvunvun makina seslerini bastırsın diye içeride müzik çalan, kızlı erkekli çarşaf çorap yıkayıp kurutup katladığımız bir yer; Laundry! Kızlı erkekli dedim dikkaaaatt!! Neyse, bir tarafa çamaşır bir tarafa kurutma makineleri yerleşmişler ve makineler prepaid kartlarla çalışıyorlar. 2 küsur dolar bir yıkaması, 2 küsur da kurutması, makine alsak daha ucuza gelecek de ben o fizibiliteyi 1 aya kalmaz yaparım Türküz neticede. Eve makine alamasak bile bu iş İstanbul'da tutar mı diye konuşmaya başlarız :) 2 doları bir kenara bıraktık, biz hala doğru programla yıkayıp kurutmayı öğrenemedik de tişörtler şortlar penyeler çekti, çarşafların ucu bucağı belirsiz artık, hepsi esnedi.
Eveeet çamaşırları yıkamaya başlıyoruz. Programlar yaklaşık 35-40 dakika sürüyor. Ardından da kurutma. Evlerde balkon yok, hava da çok nemli evde kurumaz çamaşırlar, mecburen kurutma makinesine. E o da 45 dakika sürüyor. İstersen ara ara in o makineden al o makineye koy çamaşırları, istersen deliysen daha doğrusu otur orada bekle. Keyfine kalmış. Emreciğim de beklemez de bana poz verdi sağolsun :)




No comments:
Post a Comment