Thursday, September 5, 2013

ne yapsam ne yapsam? bir hamak alıp sallansam...

Haftasonu tatillerinizi düşünün. Koskoca cumartesi, pazar hatta cuma akşamı sizin. Ne yapsam ne yapsam? Sinemaya gideriz, aa ama öncesinde Kanyon'da bir yemek yeriz. Cumartesi rakı içeriz. Pazar da kahvaltıya gittik geldik oradan da biraz Nişantaşı yaptık derken akşam olur. 
Cuma ya da pazartesi gününün 30 Ağustos, 29 Ekim vs olduğu uzun haftasonlarını da düşünün.. Ohooo bir gün daha ne yapsam ne yapsam? 1 hafta süren yıllık izinler? 1 haftaa.. Bir gün yol sürse bir yerlere gitsek 6 uzun gün huhuuuu.. Tatil ne güzel şey yaaa, kısası da uzunu da..
Bir de o üniversite yıllarınızdaki bitmek bilmeyen, bir şort bir terlikle gezilen, çanta taşınmayan, saçın yuvarlanıp çıkıldığı, günlerin birbirine geçtiği, hiç bir şey yapmasan kimsenin bir şey demeyeceği yaz tatillerini düşünün. Puuffff özlemişiz yahu derken ben tam o kafadayım şu an :)

Gece kaçta yattım, sabah kaçta kalktım soran sorgulayan yok, telefonun alarmı kurulmuyor, tarihi bile kontrol etmiyorum. Yapılacak ödev, çalışılacak ders, gidilecek bir iş yeri yok. Dikilecek bir etek, örülecek bir atkı, pişecek bir kek börek kurabiye de yok. Özgürüm... Ne yapmayacağıma sadece ben karar veriyorum..

Mesela bugün neleri yapmadım, ne yaptım? Sabah 9-9.30 gibi kalktım. Kahvaltı ettim. Haberleri izledim, Twitter'dan Türkiye'de neler oluyor onu takip ettim. Saat oldu 11. Biraz Kardashian kardeşleri izledim, magazin vs derken oldu mu 12? Koskoca gün var önümde. Ne yapsam? 
Evi süpürsem? E her gün her gün ev mi süpürülür Efsun sen de.
Çamaşır yıkasam? Yook artık daha dün yıkadın.
Bisiklete binsem? Ayy uzun uzun binemiyorum seleler çok sert, özel taytlardan almak lazım :)
Alışverişe gitsem? Tam sezon geçişi şimdi bekle 1-2 hafta.
Kitap okusam? Evde kitap okurken her seferinde uyuyakalan kim acaba?
Manhattan'a gitsem, dolaşsam? Akşam Emre'yle gidersin.
E giyeyim spor ayakkabılarımı şortumu yürüyüşe çıkayım? Öğlen sıcağındaaa?
Öğleeeenn, eveeett... Güneş tepemizde. Ne yapmasam derken ne yapacağımı buldum. Evin önündeki kumsala gidip güneşleneceğim!

Sağolsun Newport Kaymakamı Hudson Nehri'nin kenarına ufak bir kumsal yapmış :) Kumlar adeta Marmaris'teki Kleopatra Plajı'ndan gelmiş gibi, incecik ve bembeyaz. 



Soluna bak Empire State, sağına bak World Trade Center.


Hava 28-29 derece civarı. Al eline kitabını, koy çantana yiyecek içecek birşeyler (aa şeftali, çerez, su olmadan kumsala gidilmezdi Kuşadası'nda), git de son güneşli günlerin tadını çıkar.

Tamam süper fikirdi, kabul ettim. İlk kez gideceğim için bikinili gidilir mi emin olamadığımdan ince ama kolsuz bir tişört bir de kısa bir eteğim vardı, giydim onları gittim kumsala, oturdum bir koltuğa, güneşe döndüm, iki saate yakın kitap okudum o şekilde. Çok iyi yapmışım doğrusu. Boynumun altında kırmızı bir kare, omuzlarımda da şerit şeklinde beyaz bölgeler var. Bacaklarım, şort mayoyla yanan erkek bacakları gibi; dizler simsiyah, yukarı doğru degrade :)
Komşularımdan gördüm ki yarın bikiniyle gidebilirim, abuk yanmalarımı da düzeltirim. Tabii vaktim olursa kihkih :)





4 comments:

  1. Efsuun harika yazıyorsun bayıldım, devamını bekliyorum hep :)

    ReplyDelete
  2. Dublaj yeteneğinden sonra yazı kabiliyetin de farkedilirse, seni Hollywood Walk of Fame'de kısa bir süre içinde görürüz gibi geldi bana :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. teşekkür ederim :) hollywood'da gözüm yok unkapanı duysun sesimi yeter :)

      Delete
  3. Unkapanı maaş upload'u dinleyince küçük dilini yutar da ben artık tüm Amerikan animasyonlarının credits kısmında ismin var mı diye bakmaya başladım bile :)

    ReplyDelete