Spor dolu bir gün daha sona erdi. Bugün de US Open 2013 yarı final maçlarına gittik. Çok detaya girmeyeceğim çünkü bir haftada 3 yazı spor hakkında olmasın artık :)
Yine de kısa bir özet geçelim:
Orada olmak çok güzeldi, tesis harika, keşke Türkiye'de de böyle tesisler sporcular turnuvalar olsa, şartlar para harcamamız için hazırlanmış, şapkalar tişörtler şortlar vs, içki serbest ama kimse sarhoş değildi, erkekler yarı final maçlarını izledik, iki maç yaklaşık altı buçuk saat sürdü, ilk maçın galibi Djokoviç finale çıktı. Maçtan bahsetmeyeceğim ama tenise ilginiz varsa izlemenizi öneririm. Bir sonraki maç Nadal'ın maçıydı. Ben Nadal'ı severim, Nadalcığım da beni üzmedi ve 3-0'lık skorla finale çıktı. Setler arasında da pek terlediği için iki kez tişört değiştirdi, tribünler alkış kıyamet :)
Diyeceksiniz ki aa pek küçük çıkmış Nadal, sahaya uzaktınız galiba? Uzak da laf mı? Ennnn son ennnn üst sıradaydık. Emre maçlar boyunca Ticketmaster'a sövdü; "Otomatik veriyor sistem, bunu verdi şerefizler, bak önlerde boş yerler var, bilmem kaç dolar verdik bu yerlere, gerçekten en arka sıraymış" vb vb... İlk maçta en arka sıradaydık da (Z sırası) 2. maçta gidenler oldu 10-15 sıra öne geçtik, aşağıdaki fotoğrafı çekildik. Baya yaklaşmışız sahaya :)
Tabii ki yanımızda Emre'nin en sevdiği tipler, Hintler vardı. Adamı 3 ay burada yanlız bıraktık Hint düşmanı kesildi başımıza. O mırmırlandıkça da yanımızda bitiyorlar. Dayanamadık fotoğraflarını çektik, tam da o sırada güneş kremi sürmüşlerdi. Kaç faktörlü krem sürdüler, sürmeseler ne oluyor çok merak ettik de soramadık. (ayıp efsun)
Bir de US Open gerçekten açıkmış ahaha :) Biz tabii en üst sırada olduğumuz için amele yanığında finale çıktık. Emre seri başı. Kolunun halini aşağıda görebilirsiniz. Gülmeyin küserim... :)




En yukarıda oturmuşsunuz ama en önde oturanların hiçbirisinde sizinki gibi arkalarında görkemli Arthur Ashe fotoğrafı yok :) US Open yetkilileri görse, best fan photo seçer NEET
ReplyDelete