Wednesday, October 9, 2013

arkandan ağlar bak..

Amerikan porsiyonu diye bir şey vardır bilirsiniz. Tabaklar büyük, tepeleme dolu, 100 çeşit bir arada öğünler.. Bir de Amerikan markalarının kıyafetleri daha büyük olur, o kadar yerlerse büyürler tabii. Normalde 38 bedenseniz Amerikan markasında 36 bol gelir :) Biz henüz öyle kocaman, obez Amerikalılar görmedik. New York sağlıklı yaşam, spor, düzenli beslenme vs vs konularında en takıntılı şehirmiş, o yüzden herhalde. Sokaklar gece gündüz koşan insanlarla dolu, hala alışamadım. Madison Avenue'da neden koşarsın ki?

Ama kocaman Amerikan porsiyonlarıyla karşılaştık. Manhattan bölgesi biraz daha bu fit yaşamaya kafayı takmış insanlar dolu olduğu için her restoranda tabaklar o kadar büyük değil de Jersey City sonuna kadar Amerikalı :) Bu muhitin en iyi burger ve pancake'ini yapan restoranı da bize 15 dakika pedal uzaklığında sadece. Durur muyuz? Durmadık.. Önce burgerini yemeye sonra da pancake yemeye gittik. Hepsini aynı anda, hatta aynı gün yemedik tabii ki, mümkün değil zaten :)



Restoran gerçek bir Amerikan restoranı tarzında, fotoğraflara bakınca ne demek istediğimi anlayacaksınız :) Bazı yorumlarda sahibinin Yunan olduğunu yazmışlar ama emin değilim.


Hala klasik tuzlu yiyecek, çay, en son tatlı menüsüyle klasik Türk kahvaltısından yana biri olmama rağmen çikolatalı pancake'le kahvaltı yapmayı denedim. Yarısını bile yiyemedim.. Burger de pancake de gayet lezzetli lafım yok :) Bitiremezsen (bitirmeniz imkansız) kutu ister misin sorusuna evet yanıtı verince sana bir karton kutu bir de poşet getiriyorlar ki kalanı paketle, atılmasın.


Bu durum Manhattan'daki en lüks restoranlarda bile yaşanabilir. Tabaklarda yemek kaldıysa paket yaptırmak ister misiniz diye sorarlar, herkes de gayet normal bir şekilde evet der. Biz ki Nusret'te ya da kebapçıda kalan etleri bile paket yaptırmayacak kadar zengin, bir o kadar aç gözlü ve bolluk içinde yaşayan insanlarız. Paket de neymiş saçççmalama..

No comments:

Post a Comment