Ama kocaman Amerikan porsiyonlarıyla karşılaştık. Manhattan bölgesi biraz daha bu fit yaşamaya kafayı takmış insanlar dolu olduğu için her restoranda tabaklar o kadar büyük değil de Jersey City sonuna kadar Amerikalı :) Bu muhitin en iyi burger ve pancake'ini yapan restoranı da bize 15 dakika pedal uzaklığında sadece. Durur muyuz? Durmadık.. Önce burgerini yemeye sonra da pancake yemeye gittik. Hepsini aynı anda, hatta aynı gün yemedik tabii ki, mümkün değil zaten :)
Hala klasik tuzlu yiyecek, çay, en son tatlı menüsüyle klasik Türk kahvaltısından yana biri olmama rağmen çikolatalı pancake'le kahvaltı yapmayı denedim. Yarısını bile yiyemedim.. Burger de pancake de gayet lezzetli lafım yok :) Bitiremezsen (bitirmeniz imkansız) kutu ister misin sorusuna evet yanıtı verince sana bir karton kutu bir de poşet getiriyorlar ki kalanı paketle, atılmasın.
Bu durum Manhattan'daki en lüks restoranlarda bile yaşanabilir. Tabaklarda yemek kaldıysa paket yaptırmak ister misiniz diye sorarlar, herkes de gayet normal bir şekilde evet der. Biz ki Nusret'te ya da kebapçıda kalan etleri bile paket yaptırmayacak kadar zengin, bir o kadar aç gözlü ve bolluk içinde yaşayan insanlarız. Paket de neymiş saçççmalama..
No comments:
Post a Comment