Sunday, October 6, 2013

köşe kapmaca..

Sanırım New York'ta en çok meydanları sevdim. 2 sokak arasına serpiştiriverdikleri, kimisini parkla bağladıkları, kimisine masalar sandalyeler attıkları meydan denir mi bilmem köşeleri sevdim. Ben zaten Avrupa'da da gittiğim her şehirde hep meydanları severdim :) Ama bizim bildiğimiz, gördüğümüz, yaşadığımız şehirlerden alışık olduğumuz ortasında anıt olan, bir tarafında otobüs duraklarının olduğu, beton yığını meydanları değil. Etrafı kafelerle çevrili, yerlerde insanların oturduğu, bir çok sokağın buluştuğu, kafeleri yoksa bile içerisinde bankların, sandalyelerin olduğu, az çok farketmez çiçeklerin, çimenlerin serpiştirildiği meydanları. Adı meydan olmasa ya da meydan kelimesinin çağrıştırdığı gibi kocaman olmasa da sokakları, caddeleri, yolları, şehri insanlarla birleştiren köşeleri seviyorum.

Ve New York'ta da adım başı bu köşelerden var :) Şehrin düz oluşuna aldanıp her yere yürümeye kalktıp yorulduğumda, karnım acıktığında ya da susadığımda bir şeyler yiyip içmek istediğimde, yolumu şaşırıp nereye gideceğime bakmam gerektiğinde ya da sadece canım geleni geçeni izlemek istediğinde hep oturabileceğim meydancıklar var..

Hala neden böyle sokakların köşelerine şemsiyeli meydanlar, oturma alanları, bazılarında wireless bile olan oturma alanları yapmışlar, hem de bu kadar çok ve sık yapmışlar anlayamıyorum. Bir sürü park da var şehirde ama zihniyet meselesi işte aklım almıyor :) Ama Mecidiyeköy'de viyadüğün altındaki o koskoca alanda (hani abuk sabuk kermesler yapılıyor bazen) beyaz şemsiyeli, dandik de olsa masalı sandalyeli bir yer olsa? Kafe değil ama oturacağız sadece.. Ya da Bağdat Caddesi'nin kocaman kaldırımlarının bir kaçının köşesinde ortası çimenlerle çevrili 4-5 bank olsa? Kalabalık, boğaz kenarındaki semtlerde olan parklardan bahsetmiyorum, alelade yerlere yapılsalar.. Hayal etmesi zor olabilir diye bir kaç örneğin resmini koydum :) En sevdiklerim Herald Square, Rockefeller Center'ın önündeki oturma alanı ve Madison Square Park'ın yanındaki meydancıklar..






Şehrin içinde, şehrin bizzat kendisiyle vakit geçirmek ve daha çok o şehirli olmak için en güzel yerler bence bu meydancıklar.. İstanbul'a da yapılırlar, çoğalırlar belki bu köşecikler günün birinde hm? Çare Sarıgül :)

No comments:

Post a Comment