Monday, November 25, 2013

tabildot ya da table d'hote..

Yazları Kuşadası'nda kahvaltı sofrasındayız.. Hafta içi öğlene yakın saatlerde edilen kahvaltının katılımcıları annem, kardeşim, anneannem, ben sofradayız.. Daha çaylar bitmeden anneannem o soruyu patlatıyor: "Akşama ne pişirelim Gülsen?" Hohoho düşününce gülmeden duramadım :) "E anne daha kahvaltımız bitmedi ne bileyim bakarız" cevabı anneannemi durduramaz.. Dolaptan fasulye mi börülce mi farketmez yazın ortasına en yakışan yeşil zebze (zebzede bir yazım hatası yok, aile içi şaka var) çıkarılır, kahvaltı masası toplanana kadar onlar ayıklanır ve sofra toplanır toplanmaz yemek ateşe konur.. Oooh içimiz rahatladı, akşama yemeğimiz hazır işte..

Bakmayın şimdi yazarken güldüğüme de kadın kaç yıllık ev hanımı, bir bildiği varmış ve haklıymış. Akşam yenecek yemeğe karar verilen ve sonrasında da o yemeğin ocağa konduğu anlar ooofff nasıl içi rahatlıyormuş insanın.. Geçen 3 ayda en büyük derdim akşam ne yiyeceğiz sorusuna cevap bulmak. Zaman zaman lahmacun, döner krizimiz tuttuğunda internetten bir yerden lahmacun bulup kurtardığım ya da parça pinçik edilmiş et alıp pita ekmeğiyle yalancı döner yapıp yırttığım akşamlar oldu.



Sebzeden yana da şanslıyım çok şükür Amerika'da tarım iyi :) Karnabaharından kerevizine, enginarından ıspanağına, pırasasından fasulyesine patlıcanına herşey lezzetli. Et deseniz zaten hepsinden ucuz. Saçma bir kıyaslama gibi gelecek belki ama bir paket Doritos cipsle 2 parça biftek aynı fiyat :) Etin ucuz olmasından mütevellit aşağıdaki yemekte patatesten çok kıyma var mesela..


Ohoo düşünecek ne var o zaman yap eti, koy yanına salatayı, al sana akşam yemeği.. Hee söylemesi kolay, her akşam da et yenmez sonuçta, zararlı :) Kendimi tekrar etmeyi de zaten hiç sevmem, hala çok hızlı olmasam da mutfakta kendi çapımda bir iddiam var. En kötü 2 haftada 1 aynı yemeği yaparım, şehriye çorbası hariç. O torpilli, onu her akşam yapabilirim, aa yine mi şehriye çorbası lafına da aldırış etmem evet hmm çok güzel olmuş der hüpletirim, ertesi gün canım isterse yine yaparım. Bir de 2 gün üstüste aynı şeyi yiyemem (dedeme çekmişim), o yüzden de haftada en azından 5 kez yemek pişirmem lazım, bir de Emre Bey'in sefer tasına ayrıca yemek pişirmeye niyetlenirsem bu sayı 7'ye 8'e çıkabilir. Bu koskoca paragraftan anlayacağınız üzere ne yemek yapacağım sorusunun yanıtını bulmak büyük bir dert benim için. İnanmazsınız bamya bile yaptım ki aç kalsam yemem. (Zaten ben yemedim) Emre nefret etmesine rağmen karnabahar brokoli bile pişirdim. (Pişmemiş hali daha sevimliydi)


Ama sonunda tükendim. Markete gidip reyonda puflayarak kalakalmaktan usandım. Sonunda da aklıma şöyle bir fikir geldi bugün. Elimin altındaki sebzeleri, etleri, balıkları, makarnaları, prinçleri ve bu malzemelerle yapılabilecek yemekleri büyük bir liste yapayım. Bir arada yapılabilecek olanları, yalnız başına yapılacakları vs düşünüp pişirdiklerimin yanına tik atayım. Tik sayısını fazla tekrarlamadan, sağdan soldan annemden eşten dosttan duyduğum, henüz yapmadığım yeni yemekleri listenin altına ekleyip aklıma yatanı pişireyim.. Hem de planlı yaşama çabama destek olur. Vuhu baya aklıma yattı şimdi yazınca :) Ama bamyaya ve pırasaya çok pişirmeden bol bol tik koyarım, hile yaparım :)

Maharetlerimi de bu sayfada sergiliyorum ki yarın bir gün aklınıza ne pişireceğiniz gelmez, faydam dokunur ya da her Türk gencinin hayalini biriniz gerçekleştirir de restoran kafe bir yer açarsanız usta olarak kimi alsam derseniz sizin faydanız dokunur hihi :)





2 comments:

  1. efs bebegım, mutfaktan cık, kendını sohoya falan at, bı nefeslen. okuyan ny'a degıl malatyaya tasındın sanır :) emre buldugunu yesın, sen de bıraz dınlen, bı mavı ekran vermıssın zebzelerle :)

    ReplyDelete
  2. dur şu kereviz pişsin çıkarım :p

    ReplyDelete