Thursday, December 19, 2013

kızlaaar...

Kankitonla evlenmenin en en en iyi yanı 2 kişi bir adaya düşsen 3.yü aramazsın.. Deşifre edersek; dünyanın bir diğer ucunda Emre'yle sadece iki kişi olmamızın, neredeyse bir tane bile arkadaş edinmememizin ve hatta potansiyel yeni arkadaşlıklara da bir türlü girişmememizin ikimiz için de bir sakıncası yok.. Nasılsa birlikte geziyor, maç izliyor, dizi takip ediyor, spor müsabakalarına gidiyor, bisiklete biniyor, alışverişe çıkıyor, dedikodu yapıyor, gündemi tartışıyor, çamaşır yıkıyor, yemek yapıp ev topluyor, gülüp eğleniyor, sıkılınca ya da yorulunca birimiz ps oynarken diğerimiz kitap okuyabiliyor (kimin ne yaptığı belli) vs vs..

Fakat son bir haftadır kendimde bağzı gariplikler farketmeye başladım.. Şöyle ki:

  • Neticede sadece akşamları biriyle uzun uzun konuşabildiğim için gün içerisinde bomboş olduğum vakitlerde, orada saatin kaç olduğu hiiiç umrumda olmadan Türkiye'deki eşe dosta ardı arkası kesilmez mesajlar atmaya başladım. Huhuuu, canikooo, yeaa neden duymuyorsun, uyudun muuuu, işin mi vaaar mesajların çoğunda göze çarpan sözcükler..
  • Asansörde karşılaştığım Hint, Çin, Japon farketmez komşularımın çocuklarına, köpeklerine sataşıyorum. Ona buna ah canım ne tatlı, hohoho köpişe kazak mı giydirdiniz, aman soğuktan burnu kızarmış dedikten sonra 31. katta inerken oooff Efsun delirdin diye kendime sinirlenip eve giriyorum.
  • Canım cicim kardeşimin düğünü için elbise, ayakkabı, küpe her neyse farketmez almak için girdiğim her mağazada Yılan Hikayesi dizisindeki Meltem Cumbul'un karakteri gibi mağazada benimle ilgilenen çalışanlara ya da üzerimdekini beğenen müşterilere bu alışverişi neden yaptığımı, düğünle ilgili detayları, damatla gelinin tatlılıklarını, boyumu kilomu, nereden geldiğimi, Türk erkeklerinin maçoluklarını konuşur hale geliyorum. 
  • Gelinliğini bile bir günde almayı başaran biri olarak 3 haftada elbise alamıyor, aldığım ayakkabıları değiştirecek kararsızlıklarda debeleniyor (hayatta da bir şeyi değiştirdiğim görülmemiştir), ne renkle ne giyilirdi kombinasyonu yapamıyorum..
  • Işıklarda karşıdan karşıya geçerken kendi kendime konuşuyor, mağazalarda o çantaya o para verilir mi sorusunu yüksek sesle soruyor, yanımda dillerini kesinlikle anlamadığım insanlar varsa neredeyse suratlarına bakarak canım o atkıyla o kaban uymuş mu, ıy sizin ne iğrenç bir diliniz var ya, bu soğukta giydiği ayakkabıya bak bilmem ne gibi anlaşılırsa dayak yeme ihtimalimin olduğu cümleler kuruyorum..
Tamam, zaten yanımda hep en iyi arkadaşlarımdan biri olacak hayatım boyunca.. Çok da süper birşey, gerçekten çook şanslıyım ama.. Arada bir benim de uzuuun uzun saçma sapan ve hatta aynı şeylerden konuşmam, süper yakışmasa da aa o ayakkabı çok güzel lafını duymam, bugün ne giysem dediğimde bi kot bi kazak dışında seçeneklerim olduğunu öğrenmem, saç ruj elbise muhabbeti yapmam lazım.. Kızlaaaaaaarrrr.. Hayatımdaki kadınlaaaarrr...Yaa sizi çok özlediiiimmm..

No comments:

Post a Comment