Thursday, May 8, 2014

portakal orda kal..

"Taa Amerika'ya gelmişiz, gelmişken gezmeye yukarıdan Niagara'dan başlar, dönerken Brezilya'ya uğrar, arada bir long weekend planlar Meksika'ya iner, yakın olan Chicago, Boston, Washington, Philadelphia zaten günübirlik gidilir görülür, bir haftasonu Miami-Orlando, baharda da Batı Amerika turu yaparız "dedik.. İyi demişiz, ağzımıza sağlık :) Bir Philadelphia bir de Miami yapabildik 8 ayda, geçen hafta da Washington'a gittik, haftaya da Batı Amerika turu yapıp diğer planları duyulmamış, lafı bile edilmemiş sayacağız artık. Allah allaaah bir daha geliriz ya yaşımız ne başımız ne..

Washington'a daha önce gitmiş ya da orada bulunmuş arkadaşlarımızın sözlerine itimat edip sabah gider akşam döneriz dedik. Sabah 08.00'da kiralık aracımızın tekerlekleri döndü, 3 tane eyalet giriş-çıkışı derken devamlı yol ücreti ödeyerek öğlen vakti DC'ye ulaştık.



Beni bilen bilir, bir tatil planında ilk satırlar müzelere hemen sonrakiler yemeğe ayrılır. Bir yer için şunu yemeden dönmeyin dedikleri ne varsa onu yemeden dönmem. Hal böyle olunca, yaklaşık 4 saat süren yolculuk da karnımızı acıktırıncaaa ilk durak Ben's Chili Bowl.. Bill Cosby'nin favori mekanı, Obama da sıklıkla uğrarmış ve adından anlaşılacağı üzere chili yiyeceğiz. Ama spesyali sosislinin üzerine chili döküp yemek (chili half smoke). Chili de bildiğimiz (haksızlık etmek istemem ama) salçalı kıyma, kimisi meksika fasulyesi de koyuyor içine ama bu tarifte sadece et, soğan, biber var.. Dediğim gibi onu yemem lazımsa yerim, yedim de.. Çok da beğendim ama chili'yi değil, sosisliyi, sosisi :) Eğer yolunuz düşerse sadece sosisli alın, yanına da chiliyi con carne adıyla üzerine peynir döktürüp yersiniz, o da güzel :)
http://benschilibowl.com


Karnımızı doyurduktan sonra müze turumuza geçebiliriz. Duyduklarımıza göre zaten müze vb binaları gezmekten başka yapılacak birşey yok ama biz şehri çoook beğendik. Az katlı binalar, her yer ağaç, park, yemyeşil, havası temiz.. Sıkıcı mıdır bilemem ama beğendik işte :) Akşam döneceğimiz için de bir tek National Mall'u aşağıdan yukarı yürüyüp, Beyaz Saray'ın önünde resim çekilip, mevsimini ve festivalini kaçırdığımız cherry blossom ağaçlarıyla ünlü Potomac Park'ta arabayla turlayıp, Downtown'a inip, tabii ki yine güzel bir akşam yemeği yiyip, 21.00'da dönüş yoluna koyulduk.

Süper özetledim evet :) Bu gezimiz sırasında Lincoln Memorial, Jefferson Memorial, Washington Monument, National Gallery of Art, Space Museum, Capitol, Beyaz Saray, Downtown, Chinatown, Dupont Circle görüldü, Union Station listemizdeydi ama gitmeyi unuttuk :) Old Post Office kapalıydı gezemedik. Bir de Space Museum öncelikli tercihimiz olduğu için National Gallery of Art'a fazla vakit ayıramadık, hata etmişiz, aklınızda bulunsun :) Sadece National Gallery of Art için en az yarım gün harcanır, uzay bilim bilmem ne müzesine yarım saat yeter :)








Akşam yemeğimizi de Türk yemeklerine hasret olmamız sebebiyle çoook meşhur bir Türk mü Yunan mı Lübnan mı belli olmayan bir yerde yedik. Öyle ki menüde bağzı yemekler Türkçe yazılıydı, çerkez tavuğu, marul salata, sade türk kahvesi gibi.. Bizim rezervasyonumuz yoktu, restoranda yer de yoktu ama kapısında 20 dakika bekledikten sonra Emre'nin "ayy biz taa New York'tan geldik, yorgunuz, açız, dönmemiz lazım. Bize şurda bir masa ayarlayın" yakarışları sonunda sarmaları pideleri kebapları hüplettik. Ve evet Amerika'da yediğimiz en iyi Türk yemekleriydi :) Adı Zaytunya, gitmezsiniz de Amerika'da Türk yemeklerine hasret benim gibi bir yakınınız olursa önerirsiniz.

Dönerken yine otobanlara paraları saçtık (öyle ki arabaya günlük 50 dolar, otobanlara gidiş-dönüş 42 dolar verdik), garip bir yerden benzin aldık, ilk kez kendimiz benzin doldurduğumuz için pompayla resimler çekildik, 02.00'da evimize ulaştık..


Hani Washington portakalı derseniz (belki de demezsiniz) cehaletime verin ben de yeni öğrendim ki bitkinin adı öyle ama California'da yetişiyor :) Portakal mortakal yok..

Son maceramız 10 günlük arabayla Batı Amerika turu.. Şapkam hazır, heyecan dorukta :)



No comments:

Post a Comment