Aa daha dur o göbek esas 20. haftadan sonra bir büyücekkk bir büyüceeeeekk..Aa daha dur iştahın açılacak, hele son haftalarda neredeyse heerrr gün kilo alacaksın..Aaa daha dur bebek büyüyünce nefes alamayacaksın..Aa daha dur kızdı dimi senin, o bacaklar öyle kalmaz, Roberto Carlos olacaksın.. E zaten kız güzelliğini de alır, yüzün gözün sivilce dolacak bekle..Aa daha dur kilo aldıkça bacaklarında ağrı başlayacak, geceleri uyuyamayacaksın..Aa daha dur ben de bu haftalara kadar çatlamadım da 5. aydan sonra haritaya döncek karnın.. Popona da sür hea kremi..Aa daha dur şimdi her akşam yürürsün de son haftalarda adım atacak halin kalmayacak..Aa daha dur o tekme değil gazdır, daha hissetmezsin..Aa daha dur bunun çatı muayenesi var.. Hmmm hmmm..Aa daha dur dişlerin kırılacak birer birer.. İstediğin kadar yoğurt ye, süt iç..Aa daha dur normal doğuracağım de sen, jiletle kesecekler kızım.. Aaah ahh..Aa daha dur sezeryan olursan ayağa kalkamazsın hemen, e o göbek de gitmez kaç ay..Aa daha dur bebek doğunca gör sen.. Uykusuzluğu, ağlaması, kakası çişi, hastalığı..Aaaaaaaaaaaaaaayyyyyy… Vallahi içimi şişirdiniz eski hamile yeni anneler J Çok da iyiyim kilom da göbek büyüklüğüm de nefesim de iyi, yürüdüğüm kadar da yürürüm dert değil.. Nasıl doğuracağım diye düşündüğüm de yok akışına bıraktım, olur gider.. Hadi hamileliği anladım doğurunca da mı bitmedi sıkıntılarınız? Tamam hepinizinki iyi kötü kolay zor geçmiş gitmiştir de hiç mi iyi bir şey gelmedi yahu başınıza.. Onları anlatın vallahi çekemeyeceğim artık.. Küsmeyin de hepiniz bunlardan en az birini söyleseniz birikince böyle oluyor.. Haksız mıyım delirmekte? :)Yarın bir gün bir gebeye de bu lafları edersem saçımı çekin ayağıma basın.. Benim de hamilelik sıkıntım bu olsun bitsin, yazdım rahatladım J
Friday, November 20, 2015
Aa yeter kızlar :)
Monday, November 9, 2015
Giden bi 20'lik olsun..
32 yıllık hayatımdaki ilk ve son ve tek diş sorunumu
herhalde 6 aylıkken diş çıkarırken yaşamıştım.. Ne bir dolgu ne bir çürük ohoo
kanal tedavisi de neymiş maşallah diş eti sorunu bile olmadan dertsiz tasasız
bu yaşa geldim.. Hatta 20 yaş dişlerim bile nasıl tatlılar hiç farkettirmeden
çıktı 2 tanesi, kalan 2 tanesi de bence aramıza katılmayacaklar ama olsun bir
ağrısı sızısı huzursuzlukları da yok.. İsterlerse buyursunlar gelsinler..
Derkeeeeen “ayyy hamilelikte dişlerin diş etlerin
mahvolacak, benim dişlerim kırıldı, benim diş etlerim şişti kanadı, benim midem
bulandı macunsuz fırçaladım aylarca” bırbırları ile mücadele ettim, hiç de bir
şey olmadı turp gibi dişlerim de diş etlerim de dedim.. Çok da iyi ettim..
Benim o varlığı yokluğu bir, yıllardır orada duran 20 yaş dişim iltihap
yapmasın mı? Yaptı.. Önce görmezden geldim, çok söyledi herkes e bilimsel
açıklaması da var herhalde gebeliktendir dedim, 2-3 gün görmezden geldim. Sonra
baktım ki ağrısı sızısı şişmesi dikkate değer bir hale geldi diş hekimine
koştum ve sonuç; çekmemiz lazım.. Dadatdatda daat.. Hayır korktuğumdan değil,
diş çektirmekten korksam çocuk doğurmaya kalkmam da gelmişim 25. haftaya, bunun
antibiyotiği, lokal anestezisi, ağrı kesicisi, ne kadar korkmasan da stresi
var, kendimi değil bebemi düşünüyorum J
Durdun durdun canım dişim bugünü mü buldun? Beklesek? Cık,
olmaz, doğumdan sonra anestezi süte geçebilir ama şimdi bebeğe zararı yok.. Ya
iltihap geçerse? Cık, geçmez, tekrarlar, muhtemelen bir şey kaçtı diş etinden
içeriye zaten olayın hamilelikteki hassasiyetle alakası yok (ben dedim size hamilelik
bana bir şey yapamadı J). E iltihap var
antibiyotik içmem gerekmez mi öncesinde? İçersin, doktorun izin verirse aslında
hamilelikte zararlı olmayan ve sadece diş eti sorunlarında kullanılan hafif bir
ilaç var, 3 günde hallederiz (tabii ki doktor antibiyotiğe de çekime de 2
saniye tereddüt etmeden onay verdi).
Uzun lafın kısası geçen Salı oturdum diş hekimi koltuğuna,
lokal anestezimi aldım, 20 yaş dişimi hekimin tabiriyle “kanırta kanırta”
çektirdim.. Vücudumdan bir parça gitti diye üzülmedim mi üzüldüm, acıdı mı
acımadı, ağrıdı mı hiiç ağrımadı, azıcık acaba bir şey olur mu huzursuzluğundan
gece uyuyamadım ama şimdi yine domuz gibiyim maşallah..
Bu yazı da bir hamilelik değil diş çekimi macerasıdır, 20 yaş dişimi çektireceğim ah vah nasıl olacak diyenlere moral olması amacı ile yazılmıştır :)
Friday, October 23, 2015
Malumum ilanı :)
Pifiyyy.. 1 yılı geçmiş yazmayalı.. Arada bir yazsam mı dediğim yazsan mı efs dedikleri oldu ama her seferinde yanıtım aynıydı.. Aman hepimizinki gibi bir hayatım var artık ne yazayım diyordum.. Hala da öyle düşünüyorum da belki arada bir verilecek haberler olduğunda ya da konuşmak yetmediğinde yazılabilir-miş :)
Yine kimsenin başına gelmeyen bir haberim yok tabii, dünyada günde yaklaşık 350bin bebek doğuyor demiş Unicef.. Bizimki de onlardan biri olacak günü geldiğinde.. Evet, içimde minik bir kız çocuğu var :) Çocukları sevse de (öyle çocuk aşkıyla yanıp tutuşmadan, normal seviyede) anne olunca büyümek zorunda kalacağından, içindeki çocuğu kaybedeceğinden korkan, biyolojik şartlar el verdiğince de geç çocuk sahibi olmak isteyen hatta zaman zaman herkesin çocuğu olacak diye birşey yok diyen ben, doğaya yenildim.. Yenilme diyerek başıma korkunç ve istemediğim birşey gelmiş gibi anlatmak da istemem, son derece bilinçli ve istekliydim bu nedenle de sonuçtan mutluyum :)
Beni bilen bilir hamilelik bana hep garip gelmiştir, içinde bir insan olması, büyümesi, orada hareket etmesi ve senin hayatına herşey çok normalmiş gibi devam etmen çok ürkütücü, bilim kurgu filmi gibi gelirdi. Şu an içimde bir insan var ve fikrim hala aynı, garipmiş :) Ama bir yandan da normalmiş hehe :) Çok şükür yok denecek kadar az psikolojik ve fiziksel sıkıntım oldu.. Bir iki değişiklik harici ben aynı benim..
Başlarda azıcık iştahım kapandı ki bu hem benim hem de dünya için daha iyi birşeydi ama normale döndüm sayılır, eskisi gibi çok yiyorum.. Hatta akşamları (abartmıyorum) karnım patlar mı 16 haftada bu karın daha nasıl büyüyecek diye düşünüyorum.. Bir de relaksin hormonu varolsun doğurduktan sonra da hapı mapı nesi olursa alsam, sadece ben değil hepimiz alsak olur ay bu nasıl bir rahatlık, aman yeaa hallederiz sakinliği, hmm öyle mi yapmış demiş hiiç de canımı sıkamıcam huzuru üzerimi kapladı.. Üzerine bir de tatlı bağımlılığım yokolmasın mı? Ev baklavasından bile 2. lokmayı alamadım, evdeki nutella kurudu bozuldu, koca yaz 2 top dondurma yiyemedim desem? İnanın :) Tek derdim bence hamilelik çok uzun, neredeyse 1 sene hamilesin, o kadar evrildi insanoğlu, Mars'ta su bulundu, insan ömrü uzuyor vs vs de şu 40 hafta azıcık azalsa olurmuş.. Bir bildikleri vardır ben yine de çok konuşup erken doğurmam inşallah da uzun işte..
Neyse, sonuçta milyarlarca yıldır milyarca kadının başına gelen bir olayda sıram geldi, yalan söyleyemem yine de bazen mucize gibi hissediyorum elimi karnıma koyduğumda.. Şubat'ın ilk haftalarında minik bir insan çıkacak içimden, umarım çok sağlıklı, iyi kalpli olur :) Gebelik günlüğü tutmuyorum da alışverişlerde başımıza gelenleri, arkadaşlarımdan duyduklarımı, okuduklarımı ve Emre'nin heyecanını :) derler gelecek gebelere faydası dokunabilecek bilgileri paylaşırım..
Abartacak birşey de yok, "insanlar tarlada doğuruyor" demezsem çatlarım :)
Yine kimsenin başına gelmeyen bir haberim yok tabii, dünyada günde yaklaşık 350bin bebek doğuyor demiş Unicef.. Bizimki de onlardan biri olacak günü geldiğinde.. Evet, içimde minik bir kız çocuğu var :) Çocukları sevse de (öyle çocuk aşkıyla yanıp tutuşmadan, normal seviyede) anne olunca büyümek zorunda kalacağından, içindeki çocuğu kaybedeceğinden korkan, biyolojik şartlar el verdiğince de geç çocuk sahibi olmak isteyen hatta zaman zaman herkesin çocuğu olacak diye birşey yok diyen ben, doğaya yenildim.. Yenilme diyerek başıma korkunç ve istemediğim birşey gelmiş gibi anlatmak da istemem, son derece bilinçli ve istekliydim bu nedenle de sonuçtan mutluyum :)
Başlarda azıcık iştahım kapandı ki bu hem benim hem de dünya için daha iyi birşeydi ama normale döndüm sayılır, eskisi gibi çok yiyorum.. Hatta akşamları (abartmıyorum) karnım patlar mı 16 haftada bu karın daha nasıl büyüyecek diye düşünüyorum.. Bir de relaksin hormonu varolsun doğurduktan sonra da hapı mapı nesi olursa alsam, sadece ben değil hepimiz alsak olur ay bu nasıl bir rahatlık, aman yeaa hallederiz sakinliği, hmm öyle mi yapmış demiş hiiç de canımı sıkamıcam huzuru üzerimi kapladı.. Üzerine bir de tatlı bağımlılığım yokolmasın mı? Ev baklavasından bile 2. lokmayı alamadım, evdeki nutella kurudu bozuldu, koca yaz 2 top dondurma yiyemedim desem? İnanın :) Tek derdim bence hamilelik çok uzun, neredeyse 1 sene hamilesin, o kadar evrildi insanoğlu, Mars'ta su bulundu, insan ömrü uzuyor vs vs de şu 40 hafta azıcık azalsa olurmuş.. Bir bildikleri vardır ben yine de çok konuşup erken doğurmam inşallah da uzun işte..
Neyse, sonuçta milyarlarca yıldır milyarca kadının başına gelen bir olayda sıram geldi, yalan söyleyemem yine de bazen mucize gibi hissediyorum elimi karnıma koyduğumda.. Şubat'ın ilk haftalarında minik bir insan çıkacak içimden, umarım çok sağlıklı, iyi kalpli olur :) Gebelik günlüğü tutmuyorum da alışverişlerde başımıza gelenleri, arkadaşlarımdan duyduklarımı, okuduklarımı ve Emre'nin heyecanını :) derler gelecek gebelere faydası dokunabilecek bilgileri paylaşırım..
Abartacak birşey de yok, "insanlar tarlada doğuruyor" demezsem çatlarım :)
Subscribe to:
Posts (Atom)