Hazırsanız sert bir giriş yapıyorum. 1-2-3.. Ben boşandım :) Sert olmadı evet bilmeyen yoktu haha :) Sertlik şimdi başlıyor, sandığınız gibi sadece sizin kıymetli çocuklarınız yok ve ben de çocuğumu düşünmeden bir şey yapmadım. Anlatıyorum, şöyle oldu..
Önce zamanla azalan belki de hiç olmak üzere olan sevginin iki insanı içten nasıl çürüteceğini, yaralayacağını, sonra da birinden ve hatta birbirinden vazgeçmenin ne kadar zor ama bir o kadar da gerekli olduğunu görüp bir karar verdim, verdik.. Çok proaktif insanlarızdır hahaha :) Altında üstünde neler yaşandı gerekli/gereksiz detaylar bence ve kararı uygulamaya gerçek anlamda geçirmemizin üzerinden 2 sene geçmiş bugünlerde, kucağımda 15kg kızım (çünkü her zaman arabada uyuyakalır aynı benim gibi), üzerine örtülü montu düşmesin diye kafamı boynunun yanına sıkıştırıp, sırtımda onun çantası, sol kolumda kendi çantam ve alışveriş poşeti, sağ elimde pembiş bir scooterla arka sokağa parkettiğim arabamdan, önü arkası yıldızlar manzaralı evimize doğru yürüyorum, anahtarı çantamdan nasıl çıkarıp kapıyı nasıl açacağımı düşünerek.. İçinden dışından oflayan varsa geri göndersin onu çünkü ben of demek yerine kızımı yatağına bıraktan sonra ayaklarımı uzatıp dizi izlerken ne yiyeceğimi planlıyordum :) Macera böyle bitmedi, lilaboncuk ateşlendiği ve öksürmekten sürekli uyandığı için kahvem dumanı üzerinde, dizi de 14. dakikasındayken yanına kıvrıldım ve 20.30 gibi uyumuştum, he yine of demedim iyi oldu yorgundum erken uyudum dedim :)
Önce zamanla azalan belki de hiç olmak üzere olan sevginin iki insanı içten nasıl çürüteceğini, yaralayacağını, sonra da birinden ve hatta birbirinden vazgeçmenin ne kadar zor ama bir o kadar da gerekli olduğunu görüp bir karar verdim, verdik.. Çok proaktif insanlarızdır hahaha :) Altında üstünde neler yaşandı gerekli/gereksiz detaylar bence ve kararı uygulamaya gerçek anlamda geçirmemizin üzerinden 2 sene geçmiş bugünlerde, kucağımda 15kg kızım (çünkü her zaman arabada uyuyakalır aynı benim gibi), üzerine örtülü montu düşmesin diye kafamı boynunun yanına sıkıştırıp, sırtımda onun çantası, sol kolumda kendi çantam ve alışveriş poşeti, sağ elimde pembiş bir scooterla arka sokağa parkettiğim arabamdan, önü arkası yıldızlar manzaralı evimize doğru yürüyorum, anahtarı çantamdan nasıl çıkarıp kapıyı nasıl açacağımı düşünerek.. İçinden dışından oflayan varsa geri göndersin onu çünkü ben of demek yerine kızımı yatağına bıraktan sonra ayaklarımı uzatıp dizi izlerken ne yiyeceğimi planlıyordum :) Macera böyle bitmedi, lilaboncuk ateşlendiği ve öksürmekten sürekli uyandığı için kahvem dumanı üzerinde, dizi de 14. dakikasındayken yanına kıvrıldım ve 20.30 gibi uyumuştum, he yine of demedim iyi oldu yorgundum erken uyudum dedim :)
Neyse.. Özetle ben dün akşam, 2 seneden sonra ilk kez kendimi kendimin kahramanı ilan etmeye karar verdim.. Of demediğim, yorulmadığım, kimseye kızıp küsmediğim, hep iyi hissettiğim, iyi hissedeceğim ve iyi olduğum ve en önemlisi lilam uyanmadan o kapıyı açabildiğim için :) Önümüzdeki bir sürü pazar aynı şekilde biteceğini bile bile benzer neşeli ve yorucu planlar yapacağım için..
Bir çoklarınız için ölümcül olmayabilir sevgisiz bir oda, yemek, günaydın, öpüşme, çocuk büyütme, dizi izleme, koltuk/perde/mobilya yenileme, et/salata hazırlayıp yeme, tatil planı yapma, markete gitme, yaşama, yaşlanma.. Benim için, bizim için öyle olurdu, biliyorduk ölürdük..
Ve size bir haberim var, büyürken aileye ihtiyacı olan sadece çocuk değil, benim de vardı hala da var ve sürpriz bir haber dahaaa aile olmak için aynı evi paylaşmaktan, aynı soy isimlerinine sahip olmaktan fazlası gerekiyor arkadaşlar :) İnsan kendisi için yapamadığı bir şeyi çocuğu için yapmamalı.. Çocuğun için yap diyen, diyecek, böyle düşünen, düşünecek olanlara diyorum ki çocuğum için yaptım zaten, onu bahane etmeden yapmam gerekeni yaptım ve umarım sadece kendimin değil onun da kahramanı olurum, oluruz emre :)
