Tuesday, November 5, 2013

inş cnm ya :)

Lise yıllarımda, herhalde başlarında, bir veli toplantısından sonra kadın öğretmenlerden birisi anneme "Efsun'un sıra arkadaşı erkek, önünde ve arkasındaki sıralarda da erkekler oturuyor. Teneffüslerde de pencereden bakıyorum kızdan çok erkek arkadaşı var." demişti. Bunlar gerçekti de o beni aklınca anneme şikayet etmişti. Annem o zaman "Bizim kızımız arkadaşlarını cinsiyetine göre seçmez xx Hanım, bu konuda bana şikayet etmeniz gereken yanlış bir durum göremedim." diye yanıt vermişti. Bu şikayette bulunan öğretmenimizle ilgili okulda dönen dedikodulara değinmeyeceğim, o yaşlarda hepimiz biraz acımasızdık ama ben 14-15 yaşlarındaydım, o 40'larında.. 10 metrekarelik okul bahçesinde ne yapabilirdim acaba hocam ya da derste ne yapıyor olabilirdik, aklınızdan neler geçiyordu diye sormak istiyorum hala :)

Lise 2'de, sözde İstanbul'daki üniversiteleri görmek için okul gezisine çıkmıştık. Ama alt tarafı 2 gece sürecek yolculuğun ilk gecesinde kendimizi Edirne'de bulduk. (Şöför tava ciğerini çok severmiş de. Bu gezi başka bir yazının konusu olabilecek kadar garipti.) Plansız bir yolculuk olduğu için de bir otobüs öğrenciye ucuz bir otel bulunamadı ve idareciler kızları bir otelde erkekleri de başka bir otelde konaklatmaya karar verdiler. Hocam öyle şey olmaz diye tutturan ve hepimizin birlikte kalabileceği bir otel bulmak için ısrar eden bir kaç kızdan biriydim. Aydın'a döndüğümüzde ellerine geçen ilk fırsatta idarecilerden biri yememiş içmemiş beni anneme babama kendince ispiyonlamıştı. "Sizin kız erkeklerle birlikte kalmak istedi, ortalığı ayağa kaldırdılar." Annemlerin cevabı; "Erkek arkadaşlarına sizden çok güvenirler, biz de çocuklarımıza ve arkadaşlarına güveniriz hocam. Onlar birbirlerine emanet çıktılar yola." O zaman da ben 17 yaşındaydım, idareciler de herhalde 50'lerinde.. Edirne'de geceliği o zamanın parasıyla (bu terimi kullanmam harika) 5-10 milyon olan, 2 kişilik yatakta 3 kişi yattığımız otelde, yarısını çocukluğundan beri tanıdığım erkek arkadaşlarımla ne yapabilirdik diye de sormak istiyorum :) Aklınızda ne vardıysa benim aklıma gelmedi de hocam? Neyi kaçırdım oldukça merak ediyorum..

Ege kıyısında, hani o seçim haritalarında az sayıda kırmızı kalan illerden birinde, Türkiye'nin en iyi üniversitelerine öğrenciler yetiştirilen (özellikle Odtü'yü bizim girdiğimiz sene rekor sayıda arkadaşımız kazanmıştı) liselerden, anadolu liselerinden bahsediyorum.. Belki o dönemlerde bir erkek arkadaşım olsa bu şikayetlerin hiç birini duymayacaktık çünkü biriyle çıkana da (çıkmak teriminin son seneleriydi herhalde) kötü gözle bakılmazdı bu okullarda :) Herhalde benim gibi kızların şikayet konusu olmasının nedeni bir erkek ve bir kızın arkadaş olamayacağıydı. Bir kız ve bir erkeğin futbol, biyoloji, Öss, sivilce, kızlar, erkekler, Asmalı Konak, T10 mu A1018 mi, filmler, şarkıcılar, tarih kitaplarındaki saçmalıklar, öğretmenler, notlar ya da okulda kravat takmanın abukluğu gibi konularda konuşabilmesinin saçma, inanılmaz, neredeyse kızınızda bir gariplik var dedirtecek kadar şaşırtıcı olmasıydı..

Bu şikayetlere benim annem babam gibi yanıtlar veremeyen ailelerin çocukları da benim arkadaşlarımdı ki o zaman.. Belki onlar getirdi bu garip insanları başımıza, belki aileleri, belki de bizim gibi sandıklarımız.. Sevgilileri dışında kız arkadaşı olmayan erkekler, erkek arkadaşı olmayan kızlar.. Bir çoğuyla da aynı sınıftaydık onların. Birlikte büyüdük, serpildik, kadını erkeği tanıdık, arkadaş olduk, aşık olduk vs vs.. Şimdi her gün konuşulan bu saçma kız erkek mevzuları yüzünden birbirine düşman olur mu o arkadaşlar? Bence olmaz :) Sen istediğini söyle istediğin yerde.. O öğretmenlere yaptıklarımızı yaparız sana da.. Sen ders anlatırken gözünün önünde çorapla çöp kovasına gideriz mesela :) Öptüm kib bye.. Yok yok.. İnş cnm ya..


No comments:

Post a Comment