Lila'yla 5. gün bitmeden anlamıştım anne olmanın çook zor ve büyük emek gerektiren bir iş olduğunu da anneciğime sarılıp defalarca teşekkür etmiştim yaptığı her şey için.. Ama yaz bitince bir kez daha tokat gibi vurdu yüzüme yeni vazifemin zorluğu.. Ne sıcak kuma bastı ayaklarım, ne buz gibi denizlere girebildim, ne güneş yanığı olabildim ne de yaz nezlesi.. Ne midye dolma bira ikilisi geçti boğazımdan, ne akşamları sahile inip dondurma yiyebildim.. İnanmazsınız kayar düşerim diye (bir kaç ay önce düşüp ayağımı çatlattığım için) sandalet bile giymedim bu yaz..
Ben ki mayısta bir ton koyulaşmış, şubat ayında yaz biletlerini almış, 30 küsür yaşına rağmen güneşte soyulan, elleri ayakları buruşana kadar denizde kalan biriyken toplam 12 dakika denize girdim bu yaz.. Yapamaz mıydım yapardım aslında.. Bebem 8 aylık oldu, çok daha küçük bebeklerle devr-i alem yapan aileler var ama ben yapamadım.. İtiraf ediyorum uğraşmadım.. Son derece iddialı bir şekilde New York'a gittik ama o kadar.. Daha fazlasına, o yorgunluğa ve o sefalete katlanamazdım :) Ve sefalet derken de hiiç utanmıyorum.. Evet bebekli olmak bir sefillik getirdi hayatımıza.. Ortalamanın altında denebilecek kadar az huysuz ve kolay bir bebeğimiz olmasına rağmen annelik babalık hayatımızı al aşağı etti..
Şuraya bırakayım neler olduğunu da 2. çocuk ne zaman diye soranlara açın okuyun hah işte o zaman derim :)
- Sabah 10'daki derse erken diye gitmeyen ben çoğu sabah zınk diye 6-6.30 arası ayaktayım.. Lila 7.30'da uyanırsa oha çok iyi uyudun be kızım diye kalkıyoruz yataktan..
- Tam bir gece kuşu olmama rağmen 8.30'da sızdığım akşamlar var hem de az buz değil, çok akşamlar var.
- Koca yazı 2 tişört, bir jean ve bir etekle geçirdim çünkü hah uyudu hadi çıkalım hah uyandı hadi çıkalım gibi aşırı ani ve hızlı hareket ettik hep, planlı sokağa çıktığımız zamanlar bir elin parmaklarını geçmez.. Öyle olunca da en güzel kıyafet 2 gün önce giydiğindir felsefesi ile döndürdüm dolandırdım aynı şeyleri giyip 3dakikada kapıya çıkmayı başardım.
- İlk haftalar nedense (nedense) aşırı kaotik geçti o yüzden yüzüme yaptığım tek şey onu yıkamaktı.. Şimdi iyice kırışan göz kenarlarım, sarkan yanaklarım için milyarlar harcasam botoks yaptırmaktan kaçamam. (onun için de emzirmeyi bırakmam lazım)
- Sağ bileğim muhtemelen Lila'nın çok ağladığı ve kucakta hoplatılarak gezdiği 6-8. haftalarından kalma ödemli, baş parmağımı açıp elimle birşey tutamıyorum.
- İlk günlerde sürekli oturmaktan bağsur olmamam mucize.. Olanlara geçmiş olsun..
- Emzirmeyle ilgili sıkıntıları buraya yazmıyorum, kapalı devre ortamlarda konuşuruz ama esas epidural doğururken değil emzirirken lazım..
- Aylar oldu elbise giyemedim.. Neden acaba? :) Ya düğmeli olması lazım, değilse de sıyırıp emzirmem mümkün olsa da giysem :)
- Bir sürü arkadaşımla uzun süredir ilgilenmemiş olabilirim.. Sizi unutmadım, beynim sadece bir kişiyi düşünmeye programlandı, bekleyin küsmeyin ve lütfen affedin, geri döneceğim.
- Uzun saatler alışveriş yapmıyorum ki bu iyi şeyler tarafına yazılabilir.
- Emre'yle Lila dışında birşey hakkında konuşmadığımız akşamlar olabilir. Düzeltiyorum; olabilir değil var, hem de çok :)
- Dizi final yapana kadar en yakın arkadaşım Bihter Ziyagil'di.. Bir de bakıcımız Gül Hanım.. Allahtan magazin bilgisi çok iyi de sıkılmadık evde 2 kişi..
- Bütün gün uyutmayı beceremediğim için Lila'nın akşama doğru ağlamaktan sesinin kısıldığı, Emre eve gelir gelmez kızı kucağına verip kendimi 15-20 dakika odaya kitlediğim günlerimiz oldu :) Ama unuttum bile :)
- Küpelerim kolyelerim nerede haberim yok, zaten bazıları kayıp..
- Evet telefonumda başka yeni annelerin bebelerinin kaka fotoğrafları var..
- Zaman zaman sıkıcı olabilirim affedin ama instagramda en çok kızımın fotoğraflarını paylaştığım için takipçi sayım azalmış olabilir.
- Arabada arka koltukta oturmak midemi bulandırıyor bir de devamlı yana dönüp bebe eğlendiriyorum.. Ön koltukta sızmayı çok özledim :(
- Arada burnuma rakı kokusu geldiği doğrudur.. 6 Haziran 2015'ten beri bir yudum bile içilmedi zira.. Doktora sordum da bir gece içip sütü sağıp atsam olur mu? Aldığım cevap : zıkkım iç..
- 3 günlüğüne bir yere gideceksek kendi eşyalarımı 13, Lila'nınkileri 113 dakikada hazırlıyorum.. Bizim 1, onun 6 parça çantası var ve hala her seferinde birşeyler koymayı unutuyorum, son gün kıyafetsiz kalıyor çocukcağız..
- Çok şeyi unutuyorum.. Çoook.. Kovulmazsam mucize ki bu kafayla iş değiştirdim, özgüvenime hayranım :)
- Boş vaktimde boş boş oturuyorum.. Hobidir filmdir kitaptır hiiiç umurumda değil, o vakit boş kalmalı..
- Yapmam dedim ama çocuğa gereksiz olabilecek çok şey aldık, harcadık.. Buldumcuk olduk sanırım..
- Hayatım boyunca döküldüğünden fazla saçım döküldü son 6 ayda.. Şu an küçük besleme saç modeline alışmaya çalışıyorum :)
- Uyusa da dinlensem dediğim akşamlar uyumayıp yatağında oynaştığında aldığım derin nefesler sayesinde ciğerlerim büyüdü, su altında nefessiz kalma rekoru kırabilirim :)
- Evdeki ojeler, kokulu el kremleri bozuldu..
- İtiraf ediyorum keşke daha erken doğursaydım demedim ve benim kızım tek çocuk olacak :)
Daha da devam ederdim de çocuk isteyenleri ya da bekleyenleri ürkütmeyeyim :) Zaten ürkmesinler de çünkü saymakla bitmez bir sürü şeye rağmen bir an bile pişman olmadım, vakitsiz mi doğurdum, hazır değilmişim demedim..
Bir olayın zor ve olumsuz yanlarının olması onu keşke yapmasaydım dedirtmeyebilir ki insana.. Herkes anne baba olacak diye bir şey yok, zaten akıllı işi de değil ama umarım dileyen herkes anne baba olur.. Bir insanı böyle sevebileceğim gelmezdi aklıma ve nasıl derseniz tarif edemem, tarifsiz diye değil beceremem :)
Neyse gidip yatayım da uzuuun bir geceye ve erken başlayan bir güne enerji depolayayım, önce bir öpücük alırım ama Liliş'ten :)
No comments:
Post a Comment